Beslenme alışkanlığınızı yaza hazırlayın

Sağlıklı ve kaliteli bir yaşam sürebilmenin en önemli noktalarından biri de doğru beslenme biçimleri. Ramazan ayı ve ardından gelen tam kapanma ile birlikte evde geçirilen bayram da eklenince kilo almak kaçınılmaz oldu. Bu süreçte, yaz öncesi alınan kilolar her sene olduğundan daha fazla stres oluştururken, sağlıksız bir şekilde uygulanan diyetlerin, pandemi nedeniyle eve kapandığımız bu dönemde sağlık açısından riskler oluşturacağına dikkat çeken İstanbul Esenyurt Üniversitesi Gastronomi ve Mutfak Sanatları Bölümü’nden Doç. Dr. Hüseyin Gün, yaz mevsimine uygun sağlıklı beslenme önerilerinde bulundu.

“4 yonca prensibi uygulanmalı”

Pandemide evde geçirilen sürenin arttığını ve hareket etme sıklığının eskiye oranla çok düştüğünü belirten Doç. Dr. Hüseyin Gün, egzersizlerin ve dengeli beslenmenin önemine vurgu yaptı. Hüseyin Gün, “Beslenmenin genel kriteri olarak baktığımızda, az yemek bunun yanında da çok hareket etmek gerekir. Az yemenin yanında dengeli beslenme de bir o kadar önemlidir. Dengeli beslenme de dört yonca prensibini uygulamaktır. Nedir dört yonca; tahıl ürünleri, et ürünleri, süt ürünleri ve meyve-sebze. Öğün sıklığımızı pandemi sürecinde pek dengeleyememiş olabiliriz. Bu yüzden Ramazan ayı sonrasında yavaş yavaş öğün sayılarımızı arttırmalı, öğünlerimizin sayısını fazla, miktarını az tutmalıyız” dedi.

“Egzersizler çok önemli”

Dengeli beslenmenin ve öğün miktarında yapılacak düzenlemenin yanı sıra yapılacak egzersizlerin de kilo verme konusunda etkili olacağını aktaran Gün, “Pandemi döneminde dışarıya çok çıkamadık ancak belli yürüyüşler yaparak, evde eğer imkânınız varsa spor aletleriyle bunu dengeleyebiliriz. Burada dikkat edilmesi gereken nokta ben aşırı bir şekilde kilo vereceğim diye yemek yemeyi kesmek. Özellikle pandemi koşullarında vücudun direncinin arttırılması gerekiyor. Bu da dengeli beslenmeyle mümkündür. Vitamin, mineral açısından zengin gıdalarla vücudumuzu dengede tutmalıyız. Özellikle protein açığımız çok fazla olacaktır. Proteinimizi yağsız et, tavuk, balık gibi besinlerle dengeleyebiliriz. Bunun yanında vitaminler de önemli bir yer tutuyor. Mevsimsel geçişlerde beslenmenin en önemli kriterlerinden bir tanesi hormonal dengemiz. Mental ve fizyolojik ihtiyaçlarımız olan vitaminleri dengeli bir şekilde diyetimizde bulundurmamız gerekiyor. Özellikle A,B,C ve E vitaminleri. Bağışıklık direncini arttıracak çinko ve selenyum içerikli gıdalarla beslenmeye ağırlık vermemiz gerekiyor” diye konuştu.

İnternet kaynaklı diyetlere dikkat

İnternet kullanımının yaygınlaşması ile birlikte sağlık anlamında da birçok zararlı bilgilendirmeler söz konusu. Kilo vermek isteyenler için internet ortamında paylaşılan şok diyet listelerine dikkat edilmesi gerektiğini vurgulayan Gün, “Kulaktan dolma bilgiler ve internet kaynaklarından faydalanılarak yapılan diyetler çoğu zaman faydasız. Sonuçta herkesin bünyesi farklı. Dolayısıyla bunu bir besin ve diyetetik uzmanıyla reçetelendirerek ve planlayarak yapmanız gerekiyor” dedi.

“Suyu hiçbir şekilde eksik etmeyin”

Vücudumuzun büyük bir oranını oluşturan su dengeli beslenmemiz açısından da bir o kadar önemli. Suyun mümkün olduğunca fazla tüketilip, vücudumuzda dengeyi sağlamamız noktasında özellikle sıcak yaz aylarında en iyi yardımcı olduğunu ifade eden Gün, suyun haricinde az yağlı süt, taze sıkılmış meyve suyu ve sebze sularının da tüketilebileceğini söyledi. Gün, sözlerine şu şekilde devam etti, “Tabi önümüzdeki dönem yerli karpuzlarımız da çıkacak. Karpuzdan da faydalanılabilir. Ama ağırlıklı olarak beslenmede suyu hiçbir şekilde eksik etmememiz gerekiyor. Her insanın bünyesi farklı olduğu için ihtiyacınız kadar içmenizde fayda var. Kahve ve gazlı içeceklerden uzak durmamız lazım. Çünkü kafein aşırı miktarda su kaybına neden olabilir. Bu da vücuttaki dengeyi bozabilir” diye konuştu.

“2021-2022 yılında eğitimlere başlayacağız”

Sağlıklı beslenmeye karşı ilginin arttığını ve eğitim sektörünün de bu anlamda şekil almaya başladığını ifade eden Doç. Dr. Hüseyin Gün, İstanbul Esenyurt Üniversitesi’nde gelecek dönem eğitim verilecek bölümler arasında Gastronomi bölümünün de olacağını belirtti. Gün, son “20’li yıllarda yeme-içme artık bir bilim disiplini olarak karşımıza çıkıyor. Özellikle turizmin gelişmesiyle yetişmiş uzman kişilere ihtiyaç artmaya başladı. Üniversitemiz de bu kapsamda Gastronomi ve Mutfak Sanatlarında deneyimli, tecrübeli uzmanlar yetiştirmek için girişimde bulundu. Bu sene Yüksek Öğretim Kurumu (YÖK) bununla ilgili üniversitemize açılış onayı verdi ve eğitim öğretime 2021-2022 döneminde başlayacağız” dedi.

“Amacımız Türkiye’de rekabetçi bir ortam oluşturmak”

Alanında uzman kişiler ile birlikte sağlam bir altyapı oluşturup, ülkedeki gastronomi alanındaki uzman kişi sayısını arttırarak gençlere bilgi ve donanım kazandırmak için çalışmalar yapacaklarını belirten Gün, “Bu yıl için 60 kişilik bir kontenjanımız var. Gastronomi ve Mutfak Sanatları multidisipliner bir alan olduğu için hem bilim, hem de sanatı içeriyor. Temel eğitimlerinde, temel sanat, Gıda Güvenliği, Gıda Mevzuatı, Mutfak Hijyeni, Beslenme İlkeleri, İş Etiği, Temel İş Sağlığı ve Güvenliği, Bilgi Teknolojileri gibi mesleklerini tamamlayıcı dersler verilmektedir. Bölüm ders müfredatında Gastronomi Turizmi, Gastronomide Trendler, Servis ve Sunum Teknikleri, Menü Yönetimi ve Planlama, Hazır Yemek Teknolojisi, İçecek Kültürü ve daha pek çok alanları ile ilgili teorik dersler bulunmaktadır.

Öğrencilerin mesleklerinde yönetici özelliklerini geliştirebilmek için bölüm müfredatına İşletme Yönetimi, Pazarlama, Girişimcilik, Kalite ve Yönetim Sistemleri gibi teorik derslerin yanında uygulama becerilerini arttırmak için 1. ve 2. yılların sonunda uygulama mutfaklarında Türk Mutfağı, Dünya Mutfakları, Sıcak ve Soğuk Mutfaklar, Unlu Mamuller, Pastacılık ve Vegan ve Diyet Mutfağı gibi alanlarda çalışmalarına devam edecekler” dedi. Gün, son olarak da, “Öğrencilerimizi sektörel bağlamda hazırlamak adına bu alanda kariyer sahibi insanlarla bir araya getireceğiz. 4 yıllık eğitimleri boyunca öğrencilerimiz ayrıca erasmus programı ile 1 ya da 2 dönem yurt dışı deneyimi için anlaşmalı olduğumuz üniversitelere gönderebiliyoruz. Bu sayede öğrencilerimizi gastronomi alanında özellikle turizme kazandırmayı ve bilinçli bir yeme içme kültürünün oluşmasını sağlayarak Ülkemizin Gastronomi kültürünün gelişmesine katkı sağlayacaktır” diyerek sözlerini sonlandırdı.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir