AYM, Soylu’nun tepkisini çeken kararın gerekçesini açıkladı

Anayasa Mahkemesi, İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’nun tepkisini çeken, toplantı ve gösteri yürüyüşlerine dair kanın hükmünü iptal ettiği kararın gerekçesini açıkladı.

AYM, Soylu’nun tepkisini çeken kararın gerekçesini açıkladı

Anayasa Mahkemesi, İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’nun tepki gösterdiği şehirlerarası karayollarında gösteri yürüyüşleri düzenlenmeyeceğine ilişkin hükmü iptal ettiği kararın gerekçesini yayınladı. Kararda, “Anayasa Mahkemesi’nin önceki kararlarında da işaret edildiği üzere toplantı ve gösteri yürüyüşünün başkalarının günlük yaşamlarını bir miktar zorlaştırması kaçınılmaz olup demokratik toplumda bunun hoşgörüyle karşılanması gerekir” denildi.

AYM, 10 Eylül’deki kararıyla, 2911 sayılı Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Kanunu’nda yer alan ‘Şehirlerarası kara yollarında gösteri yürüyüşleri düzenlenemez’ hükmünü Anayasa’ya aykırı bularak oy çokluğuyla iptal etmişti.

İptal kararına tepki gösteren İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, AYM Başkanı Zühtü Arslan’a, “Madem özgür bir ülkeyiz, ana caddelerde, sokaklarda özgürce yürüyüş hakkının ortadan kaldırılmasını onayladınız. Polis koruması almana gerek yok. Bisikletinle işe git gel bakalım. Anayasa Mahkemesi Başkanı’na söylüyorum kendi arabamla tek başına gitmeye ben varım sen var mısın?” diyerek seslenmişti.

Bu sözlere AYM üyesi Engin Yıldırım, bisiklete binerken çekilmiş fotoğrafıyla yanıt verdi. Anayasa’nın 138’inci maddesini hatırlatan Yıldırım, “Hiçbir organ, makam, merci veya kişi, yargı yetkisinin kullanılmasında mahkemelere ve hâkimlere emir ve talimat veremez” demişti.

Kararın gerekçesi, bugün hem AYM’nin sitesinde hem de Resmi Gazete’de yayınlandı.

Kararda, toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenleme hakkının Anayasa’nın 34’üncü maddesinde güvenceye alındığı belirtilerek, AYM’nin daha önce aldığı bir kararda, seyahat özgürlüğünün kısıtlanmasının, ‘otomatik olarak bu yollarda toplantı yapılmasının yasaklanmasını gerektirmeyeceği’nin belirtildiği anımsatıldı.

Kararda, gösteri yürüyüşünün yapılacağı güzergâh belirlenirken trafik düzeninin aksamamasına mutlak bir üstünlük tanınması, toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenleme hakkı ile kamu düzeni ve başkalarının hak ve özgürlükleri arasındaki dengenin toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenleme hakkı aleyhine orantısız bir şekilde bozulması sonucunu doğuracağı kaydedildi.

Gerekçeli kararda şu ifadelere yer verildi: “Zira Anayasa Mahkemesi’nin önceki kararlarında da işaret edildiği üzere toplantı ve gösteri yürüyüşünün başkalarının günlük yaşamlarını bir miktar zorlaştırması kaçınılmaz olup demokratik toplumda bunun hoşgörüyle karşılanması gerekir.

Yürüyüşün yapılacağı mekânın belirlenmesinde başkalarının hak ve özgürlüklerine mutlak bir üstünlük tanınması durumunda, sadece belirli yerler gösteri yürüyüşü güzergâhı olacak, geri kalan yerler ise mutlak olarak yasaklanmış alan sayılacaktır. Oysa bazı durumlarda gerçekleştirilecek yürüyüşlerin muhataplarını etkileyebilmesi bakımından düzenlendiği mekânın, seçilen güzergâhın büyük bir önemi bulunmaktadır. Demokratik bir toplumda zorlayıcı bir neden bulunmadıkça kişilerin gösteri yürüyüşünü düzenleyecekleri mekânı seçebilmeleri gerekir.

Bir yerde gösteri yürüyüşünün düzenlenmesi nedeniyle trafiğin aksaması gündelik yaşamı aşırı ve katlanılamaz derecede zorlaştırıyorsa anayasal ilke ve kurallara uygun davranılması şartıyla söz konusu hakkın sınırlanması mümkündür. İtiraz konusu kuralda ise zorlaştırmanın boyutuna yönelik herhangi bir düzenleme öngörülmeksizin şehirlerarası karayollarında gösteri yürüyüşünün düzenlenmesi kategorik olarak yasaklanmaktadır. Bu itibarla toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenleme hakkına getirilen sınırlamanın zorunlu bir toplumsal ihtiyacı karşılamadığı ve demokratik toplum düzeninin gereklerine uygun bir sınırlama olmadığı değerlendirilmiştir.”

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir